top of page

İyi Bir Görüntü, Kadrajdan Fazlasıdır

m8dijital
7 Eyl
2 dakikada okunur

Merhaba, ben İrem. Ajansımızda video grafiker ve fotoğrafçı olarak çalışıyor, markaların hikâyelerini kendi kadrajımdan anlatıyorum. Bir markanın imajını kurgularken aslında yalnızca ne yaptığını değil, nasıl hissettirmek istediğini anlatmayı seviyorum. Benim için iyi bir görüntünün arkasında yalnızca doğru ekipman değil; doğru bir bakış, doğru bir ışık ve anlatılmak istenen hikâyeyi anlatabilmek var.

Benim için her çekim, devam eden bir sürecin parçası. Her çekimde markaya kattığım kadar, hatta belki daha fazlasını kendime kattığımı düşünüyorum. Benim için her zaman sonuçtan çok süreç önemli oldu. İyi bir sonucun temelinde, iyi yönetilmiş ve hâkim olunan bir süreç olduğuna inanıyorum. Fotoğraf ve video çekerken zamanla şunu daha iyi anlamaya başladım; iyi bir görüntü sadece kadrajın içine aldıklarımızdan oluşmuyor. Bazen dışarıda bıraktığımız bir detay, ışığın geliş şekli ya da kullandığımız açı görüntünün bütün hissini değiştirebiliyor.

Çekimlere giderken çoğu zaman kafamda nasıl bir görüntü istediğime dair bir fikir oluyor. Ama işin güzel tarafı, çekim başladığında o fikrin her zaman aynı şekilde kalmaması. Mekân, insanlar, ışık ya da o an gelişen küçük bir detay tüm planı değiştirebiliyor. Eskiden bunu bir aksilik gibi görürken, zamanla bunun işin en güzel taraflarından biri olduğunu fark ettim. Bunu genelde yemek çekimlerinde daha çok yaşıyorum. Ama planlanan videoyu çekim bitirmek yerine süreçten çıkardığım plansız çekimler hep beni daha çok tatmin etmiştir. Sanırım bu işi benim için değerli yapan şey de tam olarak bu. Her çekimden yalnızca bir iş teslim ederek ayrılmıyorum. Bazen yeni bir şey öğreniyorum, bazen bir hatamı fark ediyorum, bazen de bir sonraki çekimde kullanacağım yeni bir fikirle dönüyorum.

Çekim bittiğinde aslında ortaya çıkan işin yalnızca bir kısmı tamamlanmış oluyor. Benim için çekim, son görüntünün oluştuğu ana kadar devam eden daha büyük bir sürecin bir parçası. Çektiğim görüntülerin daha sonra nasıl seçildiğini, bir araya getirildiğini ve son hâline nasıl geldiğini görmek de bu sürecin önemli bir parçası.

Bazen çekim sırasında çok beğendiğim bir görüntünün son işte yer almadığını, bazen de o an çok dikkatimi çekmeyen bir görüntünün bütün işin havasını değiştirdiğini görüyorum. Bu da bana, çekim sırasında verdiğim kararların sonuca düşündüğümden çok daha fazla etki ettiğini gösteriyor.

Sonuçta ortaya çıkan görüntü yalnızca benim çektiğim bir kare değil; çekimden son dokunuşa kadar birbirini tamamlayan birçok aşamanın ortak sonucu. Bu yüzden benim için her aşamanın kendi içinde bir değeri ve önemi var.

Edirnede yaşıyor olmak beni kendi alanım ile alakalı biraz korkutmuştu. Çünkü küçük bir şehirde üretmenin bazen sınırları olduğunu düşünüyorum ama aynı zamanda bunun bana farklılaşmak için alan açtığını da görüyorum. Herkesin yaptığına benzer işler üretmek yerine, kendi bakış açımı ve tarzımı oluşturmanın peşindeyim. Benim için fotoğraf ve video yalnızca bir işi tamamlamak değil, baktığım şeyi kendime ait bir şekilde anlatabilmek.

Farklı mekânlar, farklı markalar ve farklı insanlarla çalıştıkça neyi sevdiğimi, nasıl görünmek istediğimi ve beni diğerlerinden ayıran şeyin ne olduğunu daha iyi keşfediyorum. Küçük bir şehirde olmak benim için görünmez olmak değil, kendi alanımı oluşturmak için bir fırsat.


Benim için asıl mesele, bir gün “oldum” diyebilmek değil; baktığım her şeyde hâlâ yeni bir şey görebilmek. Sevgiyle kalın…

Yorumlar


bottom of page